Depolama Aygıtları: HDD ve SSD’ler

Bilgisayarlar hayatımızda birçok alana hizmet ediyor. Gerek kişisel kullanımda, gerek ticari kullanımda bilgisayarlar büyük önem arz ediyor. Eğlence, akademik, satış, alım gibi pek çok konuda kullandığımız bilgisayarların performansları da elbette ki yatırım yapmaya değer bir alan. Bilgisayarların performanslarını etkileyen işlemci, bellek ve yeni nesil donanımların yanında tabii ki depolama birimlerinin önemi de yadsınamaz. İşlem yapma kapasitesi yüksek bir bilgisayarın, bilgiyi yeterince hızlı alamaması yavaşlığa, hatta yüksek disk kullanımlarında donmalar ve hatta tamamen kilitlenmelere neden olabiliyor. Hâl böyle iken bilgisayarlarda kullanılan disklerden yeterli performans alınamadığında son kullanıcı bu hayli olumsuz etkilenebiliyor. Bu yazımızda telefonumuzdan bulut sisteminde bilgilerimizi depolayan sunuculara kadar tüm “bilgisayar”larda kullanılan depolama aygıtlarının önemine ve bu konu üzerinde katı hal sürücüsü, yani SSD’lere değineceğiz.

Bilgisayarların okuma-yazma gibi işlemlerini diskler üzerinden yaptığından bahsettik. Bireysel cihazınızın içerisindeki disk, asıl olarak o cihazı size ait yapan şeydir. Bu ne demek oluyor? Yani canınız sıkıldığında açtığınız oyundan tutun masaüstüne koyduğunuz duvar kağıdına, masaüstündeki dosya diziliminizden tutun müzik dinlerken açtığınız programın başlat tuşu simgesine kadar her şey bu diskler içerisinde saklanır. Bu depolama birimleri geçmişte veya günümüzde özel amaçlar doğrultusunda farklı teknolojilerle üretilebiliyor olsa da günümüzde son kullanıcıya hitap eden iki tip disk türü karşımıza çıkıyor. SSD ve HDD’ler.


Açılımı “Solite State Drive”, yani (Katı Hâl Sürücüsü) olan, kısa adıyla SSD diskler, eski tip HDD (Hard Disk Drive) olan disk tiplerine göre birçok farklılık barındırıyor. Okuma-yazma hızları farkı ile dosya transferi hızlarında ciddi farklılıklar görülüyor. IOPS, yani saniyede gerçekleştirilebilen maksimum girdi/çıktı sayısı farkı ile bilgisayarın en küçük işlemlerde dahi ne kadar hızlı tepki verdiği, bu sayılardan etkileniyor. Bunların yanında üretim teknolojileri ve çalışma prensipleri farkları da bulunuyor.

HDD’lerin çalışma prensibi basitçe, dönen manyetik plakaları çok küçük boyutlarda birer hücre misali haritalandırarak farklı verileri buraya depolamayı temel alır. Bu manyetik dairesel diskler belli hızlarda dönerler ve pikap-plak misali, bu disk üzerinde veri yazılacak yere değişikliği uygulayan bir iğneli kafa kısmı bulunur. Bu harita üzerinde her bir manyetik hücreyi, değişikliğe uğratarak veriler 1-0 şeklinde yazılır. Bu manyetik etkileşim, durumunu korumak için elektriğe ihtiyaç duymadığı için bağlantı kesildiğinde dahi içindeki bilgi saklanmış olur.
SSD’ler bunu elektronik flaş depolamalarla sağlar. Çok küçük boyutlarda flaş hücreleri üreticinin teknolojisine göre üst üste veya yan yana dizilerek bir harita oluşturulur. Bu hücrelere bir nevi elektron dolumu yapılır. Bu elektron dolumu sonrasında her bir hücre bir miktar doluluk orana erişir ve bu bir veriyi temsil eder. Bu birimlerde veriye ulaşım hızı, HDD’ye kıyasla, manyetik diskin dönüş hızı ve kafanın okuma hızına değil de elektron hareketine bağlı olduğu için düşük gecikmelere ulaşma anlamında çok daha verimlidir. Ancak bu depolamaların yazılma miktarları sınırlıdır. Üreticiler, SSD’lerin içine taahhüt ettiklerinden daha fazla flaş depolama birimi bulundurarak zaman içinde kullanılamaz hale gelen bu flaş depolamaların yerini, diğerlerinin almasını sağlayacak kontrolcüler ve firmware, yani dahili yazılım bilgisi sağlayarak daha uzun ömürlü SSD’ler üretmekte. Ancak aldığınız SSD markasının tecrübesinin bunda payı hayli büyük.

SSD’ler neden önemli?
Yeni işletim sistemleri, SSD’lerle hızlı çalışabilmek için optimize şekilde üretiliyor. Hâl böyle olunca, diğer donanımlar uyumlu çalışsa dahi disk hızı sisteme darboğaz olarak etki edebiliyor, sistem kilitlenmelerinde rol oynayabiliyor. HDD’lerin çalışma prensibi hareket eden mekanizmanın bir manyetik diskte değişime uğratması yoluyla veri kaydı olduğundan düşürme, sallanma gibi durumlardan etkilenmeye daha açıktır, daha kolay hata verirler. Ancak SSD’lerde hareket eden parça olmadığı için küçük etkilere karşı çok daha stabil ve neredeyse tamamen sessiz çalışırlar. Bunların yanında yüksek performans isteyen tüm işlerde SSD’ler tercih edilmekte, bu ise transfer ve işlemleri çok daha hızlı hâle getirmektedir.

SSD’lerin yarattığı farklar
Özellikle bir disk üzerinden video düzenlemek, program kullanmak veya yüklü taşıma işlemleri yapmak söz konusu olduğunda stabilite anlamında SSD’ler büyük fark yaratıyor. 150MB/s hızla veri transferi yapan bir HDD’nin yanında 4000MB/s lere kadar çıkabilen SSD çeşitleri, içerik üretici ve yayıncıların imdadına yetişiyor. Bilgisayarın ve programların açılış hızlarında hayli azalmalar sağlayan, işletim sistemi güncellemelerinde kullanıcıyı bekletmeyen SSD’ler, yeni işletim sistemleriyle de çok daha uyumlu çalışıyor.

En Çok Kullanılan Disk Tipleri

  • HDD form faktörü

Manyetik Depolama esas alınır. çoğunlukla hızları 150 MB/s veya daha azdır. Erişim süreleri uzun, aynı anda birçok işleme yanıt verme kabiliyeti daha düşüktür.

  • SATA SSD Form Faktörü

SATA arabirimiyle bağlantı kurar. 600 MB/s hızlara çıkabilir. HDD’lerden geçiş yapıldığında çok yüksek performans artışı sağlar. Fiyatları günbegün daha ulaşılabilir hâle gelmektedir.

  • M.2 Form Faktörü

Bu formdaki SSD’ler M.2 SATA, PCie 3.0 veya PCie 4.0 arabirimleriyle bağlantı kurar. M.2 Sata SSD’ler, SATA SSD’lerin küçük boyutluları olarak adlandırılabilir.

  • 1) M.2 Sata SSD
    M.2 üzerinden bağlantı sağlanır ancak veriyolu SATA hızı limitlerine kadar desteklemesi durumunda standart Sata Diskleri üstüne gözle görülür bir performans farkı yoktur.
  • 2) NVME (PCIe Diskler)
    PCie SSD’ler çok daha yüksek IOPS ve MB/s hızlar erişebildiği için yüksek performansa sahiplerdir. 3. Nesilde 3500 MB okuma ve yazma hızlarına ulaşılabilirken 4. Nesilde bu hız 7000MB/s dir. Her nesilde sıralı ve rastgele okuma-yazma hızları artmakta, gecikme süreleri düşmektedir. Ancak yüksek maaliyetli olduklarından yüksek performans gerektiren kullanımlar dışında sistem hızına çok belirgin bir katkısı bulunmaması nedeniyle daha yüksek boyutlarda SATA SSD tercih sebebi olabilmektedir. Dosya transferlerinde iki NVME disk arasında dosya göndermek, veya 4k video işleme gibi profesyonel işlerde çok yüksek hızlar sağlasa da SATA SSD’lerin üstüne günlük bilgisayar kullanımına etki edecek boyutlarda bir performans farkı sağlamazlar.
  • Ne kadar depolamaya ihtiyacım var?
  • Bu diski hangi amaçla kullanacağım?
  • Bilgisayarım hangi SSD’leri destekliyor?
  • Aldığım marka kaliteli mi?

Günümüzde üst seviye bilgisayarlar genelde direkt olarak PCI-e SSD’ler ile birlikte geliyorlar. İşletim sistemini bu diske kurduğunuzda size yüksek transfer ve girdi-çıktı kapasitesinin yanında düşük gecikme süreleri sağlayabilecek bir işletim sistemi kullanıyorsunuz. Ancak gerek masaüst gerek dizüstü bilgisayarlar olsun, yüksek hızlı M.2 portu olmasına rağmen Sata SSD’ler ile veya HDD’ler ile satılan bilgisayarlar da görmek mümkündür. Eğer bilgisayarınızın diskini değiştirecekseniz ve NVME SSD desteklemediği bir durumda NVME SSD alırsanız, SATA arabirimi hızlarını aşamaz ve paranızın bir kısmının karşılığını alamamış olursunuz. M.2 girişi dahi olmayan bir bilgisayara NVME alırsanız ise aldığınız SSD’yi ek bir aparat kullanmadığınız sürece bilgisayarınızda kullanamazsınız. Öncelikle bilgisayarınızda kaç adet SATA, M.2 ve NVME girişi olduğu çok önemli. Sonrasında ise alacağınız SSD birincil olarak işletim sistemini yüklemek gibi birincil amaçlarla kullanılacaksa yüksek hızları tercih etmenizde fayda var. Sistemin hızı, alacağınız yüksek IOPS(saniyede yapılan maksimum girdi-çıktı işlemi) değerine sahip NVME diskle fark edilir derecede değişecektir. Ancak, 250GB bir NVME SSD yerine 500GB bir SATA SSD tercih ederek daha yüksek kapasitede bir işletim sistemi diski elde edebilirsiniz.

Bir diğer konu ise doluluk oranı. SSD’lerin kalitesine göre bu durum değişken olsa da her diskte doluluk oranı arttıkça performans düşmektedir. Eğer alacağınız SSD kapasitesi kullanacağınız tahmini veri miktarına çok yakınsa, performans kayıpları yaşmanız olasıdır. Bu nedenle örneğin 250GB bir NVMe SSD almayı düşünüyorsanız, bunun yerine eğer bilgisayar portlarınız izin veriyorsa daha uygun fiyatlarda 500GB depolama kapasitesine sahip bir SATA SSD almanız çok daha yararlı olabilir. Windows çalışma hızı ve sorunsuzluk bakımından Sata SSD’ler ve NVME SSD’ler arasında çok ciddi farklar bulunmuyor. Eğer bütçeniz kısıtlı ve yüksek depolama gereksinimiz varsa aynı bütçede düşük kapasiteli NVME yerine yüksek boyutlu SATA SSD tercih edebilirsiniz.

Ebubekir İNAL

Bu linkler incelenmeye değer:

How do SSDs Work? | How does your Smartphone store data? | Insanely Complex Nanoscopic Structures! – YouTube

Yorumlar kapalı, ancak trackbacks Ve pingback'ler açık.

Deneyimlerinizi kişiselleştirmek amacıyla KVKK ve GDPR uyarınca kullanılan çerezler bakımından kişisel tercihlerinizi Çerez Onay Aracından yönetebilir, daha fazla bilgi için Veri ve Çerez Politikasını ziyaret edebilirsiniz. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Kabul ediyorum Devamını oku