Dünya Devi Global Şirketler: Apple Örneği

Global şirketler aynı anda birçok ülkede üretim yaparlar ve büyük bir sermayenin yanı sıra teknoloji gücünü de temsil ederler. Dünya çapında ekonomik ilişkilerin işleyişindeki dinamiklerin başrolünde bu global şirketler gelmektedir ve bu şirketler siyasal rejim, ulusal sınır ve gelişmişlik farkı gözetmeksizin birden fazla ülkede faaliyette bulunurken, pek çok devletten daha zengindirler. Bu durum tam da Polonyalı sosyolog Zygmunt Bauman’ın “Dünyanın %60’ını %1’lik kesimi yönetir.” sözüne karşılık geliyor.

Misalimize dönecek olursak, hepimizin bildiği, üst düzey teknolojisiyle adından sıkça söz ettiren ve ürünlerini elimizden düşürmediğimiz Apple, dünyanın en zengin global şirketleri arasında altıncı sırada yer alıyor.

Elma Sembolü Nereden Geliyor?

ABD’nin en büyük teknoloji firması olan Apple, ilk kurulduğu zamanlar bir elma çeşidi olan “Macintosh” ismiyle anılıyordu. Bu isim daha sonra Steve Jobs tarafından Apple olarak değiştirildi. Markanın dikkat çeken elma sembolü için birçok rivayet bulunuyor. Bunlardan ilki, Hazret-i Adem ile Havva’nın yediği yasak meyveye ithâfen elma sembolünün kullanılmasıdır. Bu rivayete göre elmanın vermek istediği mesaj; bir sürü bedel ödemek pahasına da olsa günümüzün elması olan Apple’a karşı konulamayacak olmasıdır. Bir diğer rivayet ise Alan Turing’e ithafen kullanıldığıdır. Alan Turing II. Dünya Savaşı sırasında Alman güçlerinin çok özel kodlarla birbiriyle haberleştiği Enigma adındaki makineyi çözen kişidir. Ancak bunun ötesinde Turing, bugün bilinen anlamda bilgisayarın babası olarak kabul gören bir sistem oluşturmuştur. Fakat İngiltere’de eşcinselliğin yasak olduğu dönemde yaşayan Turing, eşcinsel olduğu için yargılanmıştır. Çarptırıldığı cezayı kabul etmemiş ve bir elmaya zehir enjekte ederek intihar etmiştir. Turing çalışma odasında, yanında ısırılmış bir elma ile birlikte ölü bulunmuştur. Bu hadiseden ötürü Steve Jobs’ın ısırılmış elma sembolünü kullandığı öne sürülüyor.

Garaj Şirketinden Dünya Devine

Kuruluş yıllarına baktığımızda Apple’ın temelleri iki yakın arkadaş olan Steve Jobs ve Steve Wozniak tarafından 1972 yılında Kaliforniya’nın Cupertino şehrinde atıldı. Teknolojiye olan ilgileri ile bilinen iki arkadaş bu dönemde Hawlett-Packard şirketinde part-time bir işe girerek ev yapımı bilgisayarlar üzerine çalışıyorlardı. 1976 yılında aralarına Roy Wayne’i de alarak Apple’ı Steve Jobs’un evinde bulunan garajında kurdular. Şirketin ilk bilgisayarı MOS 6502 işlemciye sahip Apple I oldu. Bu üç kişi, garajda kurdukları şirketlerinde gece gündüz çalışarak tam 200 adet Apple I ürettiler ve Steve Jobs’ın pazarlama yeteneği ile birlikte ürünler kısa zamanda satıldı. Apple I’in satışını gerçekleştirdikten sonra, Apple II için çalışmalara başladılar ve 1977 yılında ortaya çok daha başarılı bir bilgisayar çıkardılar. Apple II renkli grafikler oluşturabilen dünyanın ilk kullanıcı dostu kişisel bilgisayarıydı. Yakaladıkları bu başarıyı bir üst kademeye çıkartıp, IBM’e rakip olmayı hedefleyen ekip, 1980 yılında Apple III’ü geliştirdi. Fakat Apple I ve Apple II ile yakaladıkları yükselişi, Apple III ile devam ettiremediler ve bu ürün beklentileri karşılayamadı. Çünkü üründe ısınma problemi gibi bazı teknik hatalar vardı. Bundan dolayı hasar gören tüm bilgisayarlar geri çağrıldı. Bilgisayarların geri çağrılması şirketin hızlı yükselişine bir engel olmasına rağmen 12 Aralık 1980 tarihinde halka tekrardan arz edilen Apple, rekor bir sermayeye sahip oldu.

1983 yılında şirketin başında bulan Steve Jobs, ticari yeterliliğe sahip olan bir yöneticiye ihtiyaç olduğunu düşünüyordu ve John Sculley’i  Apple’ın başına geçirdi. Şirket farklı bir stratejiyle, 1984 yılında ilk GUI’lu bilgisayar Macintosh’ı üretti ve büyüyüp kurumsal bir yapıya ulaştı. John Sculley ve yönetim kurulu ile aralarında olan çeşitli problemlerden ötürü Steve Jobs, 1985 yılında yönetim kurulu kararı ile Apple’dan kovuldu. Steve Jobs’ın şirketten ayrılmasıyla birlikte Apple birçok başarısızlık yaşadı ve 1993’te şirketin 188 milyon dolar zararda olduğu açıklandı. Çözümü ise Jobs’un Apple’dan ayrıldıktan sonra kurduğu NeXT şirketini satın alıp onların yazılımlarını kullanmakta buldular. Böylece Jobs, 1996 yılında Apple’a geri dönmüş oldu.

Apple’a Microsoft Desteği

O dönemler Apple iflasın eşiğinde bir şirketti. Steve Jobs’un 1997 yılında tekrar şirketin başına geçmesiyle Apple canlanmaya başlamıştı.Yaşadıkları finansal sıkıntıdan sonra Gil Amelio CEO koltuğundan uzaklaştırıldı. Jobs’a geçici bir pozisyon verildi ve şirketin ana yapısını ayağa kaldırmak için çalışmalara başladı. Burada yaptığı ilk iş, zaten zor durumda olan şirketin sırtına 100 milyon dolarlık bir yük daha bindiren Newton projesini iptal etmek oldu.1997 yılındaki Macworld Expo’da Apple-Microsoft anlaşması ilan edildi. Bu anlaşmaya göre Microsoft, Apple’a 150 milyon dolar yatırım yaptı ve Microsoft Office’ın Mac versiyonu tanıtıldı.Jobs bu anlaşmayı şöyle ifade etmişti: “İlerlemek ve Apple’ı diriltmek istiyorsak Apple-Microsoft rekabetinde bir tarafın kaybetmesi gerektiği düşüncesinden kurtulmalıyız. Ben varken Microsoft ve Apple arasında rekabet olmayacak. Burada temel amacımız Apple’ı tekrar mükemmel hale getirmek ve sektörü ileriye taşımak olacak.”

Apple hâlâ zorluklar yaşıyordu ve bu gidişatı durdurmak için iyi bir ürün sunması gerekiyordu. 1998’de piyasaya sunulan iMac ile büyük bir çıkış yapıldı. İlk iMac de ikonik Apple teknolojisini temsil eden iPod ve iPhone gibi Jonathan Ive tarafından tasarlanmıştı. iMac tanıtıldıktan sonraki 5 ayda 800 bin adet sattı. Apple aynı yıl Macromedia’dan kurgu programı Final Cut’ı satın alarak tekrar yazılım dünyasına döndü ve 1995’ten beri ilk kez finansal anlamda artıya geçti. Şirket 1998 yılında yaklaşık 310 milyon dolar kâr etmişti. 1999 yılında satışlar %3.2 arttı ve kârlılık oranı ikiye katlanarak 601 milyon dolara ulaştı. Bu rakam bir önceki yıla göre %94 artış anlamına geliyordu.

2000 yılında Jobs, tekrar CEO koltuğuna oturdu. 2000 yılının ilk 3 ayında yaklaşık 1.350.000 iMac satıldı. Bu da her 6 saniyede bir iMac satılması anlamına geliyordu. Aynı yıl G4 Cube adlı bir ürün tanıtıldı ancak bu ürün başarılı olmadı. Zirâ bu ürünün önündeki en büyük engel yine bir Apple ürünü olan iMac idi. Bu olaydan sonraki birkaç ay Apple kısa bir süre durakladı. Jobs’un Apple’a döndüğünden beri ilk kez şirket kâr edemedi. Asıl neden; iMac’lere CD-RW yerine DVD-ROM konmasıydı. Bu da insanların CD yazmalarını engelleyen bir gelişme olarak şirketi bir miktar zorlamıştı. 15 Mayıs 2001’de Jobs, Apple Store’u tanıttı ve ilk üç ayda 26 milyon kişi Apple mağazalarını ziyaret etti. Birkaç ay sonra ise iPod tanıtıldı. Taşınabilir mp3 player olan iPod, sekiz ay içinde fikirden fizîkî ürün haline geldi. iPod müzik dünyasını kökünden sarstı ve aynı yıl içinde iTunes tanıtıldı.

2002 MacWorld Expo fuarında Apple ekranı dönebilen güncel iMac’i tanıttı. Ancak bu ürünün üretimi 2004 yılında sonlandı. Aynı yıl içinde Xserve 1U sunucusu tanıtıldı. Apple bu hamlesiyle daha uygun fiyatlı bilgisayar piyasasına giriş yapmaya çalıştı. Buna rağmen makroekonomik durum ve PowerMac-PowerBook satışlarının yetersizliği nedeniyle 2002’nin sonlarına doğru şirket maddî anlamda bir miktar zorlandı. Son çeyrekte 45 milyon dolarlık bir zarar ilan edildi. 2003 yılında klasik Mac OS devri kapandı ve üçüncü nesil USB destekli iPod’lar, iLife ve iTunes ve Music Store tanıtıldı. iTunes önce Mac, daha sonra da Windows için piyasaya sürüldü ve ilk haftasında 1 milyon şarkının satın alındığı bir platform oldu. 2004 yılında Apple’ın bilgisayar sektöründeki payı %3 geriledi ancak iTunes ve iPod ile Apple bu açığı müzik sektörüyle kapadı. Bu yıl içinde iPod Mini de piyasaya sunuldu ve bir yaşına giren iTunes, yasal müzik indirme alanında %70’lik bir paya sahip oldu. Sadece Haziran 2004’te 100 milyon şarkı indirildi.

Apple 2005’te ise Dell bazlı Mac üretmeye başladı. Ayrıca müzik alanında ilerlemek için video oynatabilen iPod üretildi ve 2005’te 30 milyon adet iPod satıldı. Ardından Mac Mini ve iPod Shuffle piyasaya sürüldü. Apple, Intel ile anlaştı ve Macbook Pro ile iMac’lerde Intel’in çiplerini kullanmaya başladı. Aynı yıl içinde Apple hisseleri 80 dolara yaklaştı. Böylece Ocak 2006’da Apple, Dell’in market hacmini geçti.

Yükselme Dönemi

2007 yılında şirketin adı değişti. Apple Computer Inc olarak bilinen şirket, Apple Inc oldu. Yani şirket kendini hiç olmadığı kadar tanımlı hale getirmek istedi. O dönemde iPhone ve Apple TV tanıtıldı. Mayıs ayında Apple hisseleri 100 doları aştı. Iphone, Apple’ın ilk telefon deneyimi oldu ve sonrasında hepinizin bildiği gibi iPhone devri başladı. Apple’ın telefon geliştirdiğine dair söylentiler ortaya çıkmışken birkaç ay sonraiPhone’un tanıtımı gerçekleşti. iPhone’un piyasaya sürülmesi ile birlikte App Store da hizmete sunuldu ve bir rekor kırıldı. Açıldığı ilk hafta, App Store üzerinden 10 milyon uygulama indirildi. Dokunmatik teknolojisi, Apple tarafından bulunan bir yenilik değil. Ancak dokunmatik yüzeyleri geliştiren ve hayatımıza sokan Apple oldu. App Store açıldıktan sonraki bir ay içinde 60 milyon uygulama sattı ve şirkete günlük 1 milyon dolar kazandırdı. Jobs, sırf App Store’un bile şirket için 1 milyar dolarlık bir gelir kaynağı olabileceğini ifade etti. Aynı yıl iPhone sayesinde Apple, dünyanın en büyük 3. cep telefonu üreticisi haline gelmişti.

1989’dan beri ilk kez Jobs, Macworld Expo fuarına katılamadı. 2009 yılında yapılan şirket açıklamasında sağlığının kötüye gittiği ifade edildi ve Jobs, 6 aylık izin aldı. Onun yokluğunda Apple yine de büyümeye devam etti ve 2009’un ilk çeyreğinde şirketin cirosu 8 milyara, kârı da 1.2 milyar dolara ulaşmıştı. Karaciğer naklinden sonra Jobs şirkete geri döndü. 2010 yılında Apple, Amazon şirketine cevap vermek üzere iPad’i üretti ve piyasaya sürdüğü ilk hafta içinde 500.000 iPad satıldı. Daha sonra sürülen iPhone 4’e Face Time gibi Skype’e rakip olabilecek bir özellik getirildi. Ekim 2010’da Apple’ın hisse değeri 300 doları aştı ve ilk kez Apple’ın piyasa hacmi Microsoft’u geçti. Böylece Bill Gates’in kurtardığı şirket, Microsoft’u geçmiş oldu. 5 Ekim 2011 günü Steve Jobs, 56 yaşında vefat etti. Ancak onun yenilikçiliği sayesinde Apple bugün dünyanın en değerli markalarından biri olmaya devam ediyor.

Bugün ise dünyanın en tanınmış şirketlerinden biri olan Apple’nin 2019 yılındaki geliri incelendiğinde, Hollanda, Suudi Arabistan, Arjantin ve İsveç gibi ülkelerden çok daha fazla sermayeye sahip olduğu dikkatleri çekmektedir. Apple 28 Ocak 2020 tarihinde, 2020 malî yılının ilk çeyreğine ait finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket, bu üç aylık dönemde gelirinin önceki yılın aynı üç aylık rekorunu kırdığını, seyreltilmiş hisse başına gelirin ise %19 artışla 4,99 ABD doları seviyesine gelerek bir rekora ulaştığını duyurdu. Uluslararası satışlar ise bu çeyrekteki gelirin yüzde 61’ini oluşturdu. Şirketin bugünkü durumu Türkiye ve Hollanda gibi ülkelerin milli gelirleri ile (GSMH) boy ölçüşecek seviyededir. 30 Nisan 2020’de ise 2020 mali yılının ikinci çeyreğine ait finansal sonuçları açıklandı. Şirket, bu üç aylık dönemde gelirinin önceki yılın aynı üç aylık dönemine göre yüzde 1 artış göstererek 58,3 milyar ABD dolarına ulaştığını, seyreltilmiş hisse başına gelirin ise yüzde 4 artarak 2,55 ABD doları seviyesine geldiğini belirtti. Uluslararası satışlar bu çeyrekteki gelirin yüzde 62’sini oluşturdu ve hizmet gelirleri 13,3 milyar ABD doları ile tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.

“Tüm dünyayı daha önce benzeri görülmemiş şekilde etkileyen COVID-19 salgınına rağmen Apple olarak büyümeyi sürdürdüğümüzü duyurmaktan gurur duyuyoruz. Bu büyümenin ardında, hizmet gelirlerinde tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşmamız ve giyilebilir aygıtlarda çeyrek bazında kırdığımız rekor yatıyor.” diyen Apple CEO’su Tim Cook’un sözlerine bakılırsa Apple’ın büyümesi her koşulda hız kesmeden devam ediyor.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız gösterilmeyecek.

Deneyimlerinizi kişiselleştirmek amacıyla KVKK ve GDPR uyarınca kullanılan çerezler bakımından kişisel tercihlerinizi Çerez Onay Aracından yönetebilir, daha fazla bilgi için Veri ve Çerez Politikasını ziyaret edebilirsiniz. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Kabul ediyorum Devamını oku