Yeni Nesil Teknoloji: 5G

Geleceğe dönüş filmini birçoğunuz hatırlarsınız. Gelecekteki teknolojilerden bahseden filmde bir tek hesap edilmeyen şey internetti. Peki, nedir bu internet ve hayatımıza girdikten sonra ne değişti?

Kelime anlamı genel ağ/net olan internet çok protokollü bir ağ olup birbirine bağlı bilgisayar ağlarının tümü olarak da tanımlanabilir. Binlerce akademik, ticari ağ ile devlet ve serbest bilgisayar ağının birbirine bağlanmasıyla oluşmuştur. Bilgisayarlar arasında bilgi, çeşitli protokollere göre paketler halinde transfer edilir. Üreticisi ise Amerika Birleşik Devletleri’dir. Amerika’nın internet çalışmaları 1960’lara kadar dayanmaktadır. 1990’lı yıllarda ise modern insan hayatının temelinde yer almaya başlamıştır.

İnternetle beraber 2G, 3G, 4G hatta 4G LTE gibi kavramlar da hayatımıza girdi. G sayısı arttıkça hızlanan internet birçok farklı alanda kullanılmaya başlandı. 2G teknolojisiyle hayatımıza ses transferiyle birlikte SMS ve MMS girerken; 3G teknolojisiyle veri aktarım hızı saniyede 2 megabite ulaştı. Ve mobilden internete erişim sağlama, canlı yayın yapma gibi yenilikler hayatımıza girdi. 4G ve 4G LTE mobil iletişim sistemleri ile saniyede 100-1000 megabiti bulan veri aktarım hızı insanların interneti hareket halinde kullanmasına, birden fazla kişiyle canlı yayın yapmasına olanak sağladı.

Samsung Elektronics’in gerek stabilize, kapalı ortamda gerekse açık sahada yaptığı deneylerden yola çıkarak 5G’nin şu ana kadar görülmüş en hızlı teknoloji olduğunu biliyoruz. Yapılan deneylerde; sahada 5G hızının saniyede 940 megabite ulaştığı görülürken bu oranın hareket halindeki bir aracın içinde saniyede 150 megabit hıza (4G LTE hızının 30 katına eşit) ulaştığı görülmüştür.

Tüm bunlar gösteriyor ki; 5G ile veri aktarım hızındaki artış; bizlerin günlük hayatta kullanmak istediğimiz büyük oyun, video vb. dosyaları saniyeler içerisinde indirebilmemize olanak sağlayacak. Toplu alanlarda (stadyum, konser alanları vb.) aynı anda daha fazla cihaz mobil kablosuz ağa bağlı olabilecek. Sürücüsüz araç için gerekli tüm veriler (araç içerisindeki ve çevresindeki tüm kameralar; trafik lambaları vb.) anlık olarak yapay zeka yardımıyla bu araçlara aktarılabilecek. Sağlık alanındaki çalışmalarla birlikte doktorlar hastalarını robotlarla uzaktan ameliyat edebilecek. Her şey internet ortamında olacak ve cihazlardaki hafızanın yerini bulut sistemi alacak. Aynı anda herkes internet sayesinde aynı platformda / ortamda bulunacak. Tüm bu bilgilerden yola çıkarak 5G’nin diğer teknolojiler gibi insan hayatını kolaylaştıracağını, hayatımıza girdikten sonra her şeyin değişeceğini ve yeni bir düzenin geleceğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

5G Neden Üretildi? – Ülkemizde Ne Zaman Kullanılmaya Başlayacak?

Günümüzde eskiye nazaran internet anlayışı çok farklı bir boyuta gelmiştir. Geçmişte daha çok iletişim odaklı kullanılan bu teknoloji günümüzde; akıllı şehirler, evler ve cihazlarla her yerde kullanılmaktadır. İnsanlar ve cihazlar arasında kullanımına alışkın olduğumuz internet, günümüzde cihazlar ile cihazlar arasında da kullanılmaya başlanmıştır. Yapay zeka teknolojisinin ortaya çıkmasıyla birlikte internet sağlık, eğitim vb. alanlarda geniş çaplı kullanılmıştır. Dolayısıyla internet erişim ihtiyacı gün geçtikçe artmıştır. Tüm bu ihtiyaçlara karşı da 5G teknolojisi geliştirilmiştir. Türkiye’nin ise bu teknolojiyi 2020 yılında ilk kullanacak ülkelerden biri olacağına dair bilgiler bulunmaktadır. Japonya, Güney Kore ve ABD 5G geçişlerine başlarken; Japonya ile Türkiye arasında gerçekleştirilen çalıştay; ülkemizin bu teknolojiye adapte olmasını sağladı. 2018 yılından beri ülkemizde ulaşımdan, sağlığa, hızlı trenden, köprülere ve karayollarına kadar birçok alanda kullanılan 4G LTE; Türkiye’nin 5G teknolojisine geçişini kolaylaştıracak en önemli etken haline geldi.

5G İle İlgili Ortaya Çıkan Komplo Teorileri

2019 yılının sonlarında Çin’in  Wuhan kentinde ortaya çıkan koronavirüsle birlikte son zamanlarda 5G teknolojisiyle ilgili komplo teorileri ortaya çıktı. Bunların başında da 5G’nin koronavirüsü insanlara bulaştırdığı yahut yaşananların bir salgın hastalıktan ziyade 5G teknolojisinin insanın sinir sistemine tesir etmesinden kaynaklandığı iddiası geldi. Gerçeği yansıtmayan bu teorilerin neden çıktığı kesin bilinmese de bu haberlere ve teorilere inanan insanlar, 5G teknolojisinin virüsü bulaştırdığını düşünmüştür. Hatta bu konuda ileri gidilerek İngiltere’deki 5G baz istasyonları, paniğe kapılan insanlar tarafından ateşe verilmişti. Tüm bu yaşanılanlardan sonra bilim adamları ve doktorların yaptığı açıklamalar doğrultusunda; canlı insan ya da hayvan hücrelerinde yaşayabilen ve damlacıklarla, temasla; canlılar arasında çoğalıp bulaşabilen koronavirüsün, veri tabanlı bir ortamda yayılmasının mümkün olmadığı da ispatlandı. Bununla birlikte virüsü yayanın teknoloji değil, teknolojiyi yanlış kullanarak komplo teorilerini ortaya atıp paylaşan; korku ve paniğe yol açan insanların olduğu bir kez daha anlaşılmış oldu. Ayrıca 5G’nin virüsü bulaştırma dışında insan sağlığına olumsuz etkileri olduğu konusunda da ortaya atılan iddialar bulunmaktadır. Bu iddialar doğrultusunda 5G’nin zararları ile ilgili çalışmaların ve deneylerin devam ettiğini, kesin bir sonuç olmadığını da söyleyebiliriz.

5G ve Yapay Zeka

Bu noktaya kadar 5G teknolojisinin virüsü yayma konusunda zararlı olmadığından ve “henüz” insan vücudunda kanıtlanmış bir yan etkisinin bulunmadığından bahsettik. Şimdi ise sizlere 5G’yi de içine alan ve koronavirüsle mücadelede kullanılan yapay zekadan bahsetmek isterim. Birçok farklı alanda adından söz ettiren yapay zeka özellikle şu dönemde Çin’de koronavirüsle mücadelede ciddi rol oynamıştır. Virüsün teşhisi, engellenmesi ve kontrol altına alınması konusunda önemli yere sahip bu teknoloji; hazırlanması aylarca sürecek koronavirüs kitlerini zamanla yarışılan şu süreçte çok daha hızlı hazırlamıştır. Çin’de yaşayan insanların konum, kişisel bilgi ve hastane verilerine kadar ulaşan bu sistemle birlikte efekte olmuş insanların kontrolü sağlanmıştır. Yüz tanıma özelliğiyle, tüm kameralardan herkesi takibe almış ve  maskeli dahi olsalar, insanları gözünden tanımıştır. Ve tüm bunları Çinlilerin izni olmadan yapmıştır! İşte asıl mesele de tam bu noktada ortaya çıkmıştır. Yapay zeka tüm verilere herhangi bir açıklama ve izin talep etmeden ulaşmış ve bu verileri kullanmıştır. Buradan ise şu sonuç çıkmaktadır; insanları sürekli izleyen, dinleyen ve takip eden bir sistem var. İlerde bunun bizim karşımıza nasıl bir sorun olarak çıkacağı şimdilik net olarak bilinmese de bu hususta fikir yürütülerek bir takım ihtimaller üzerinde durulabilir.

5G’nin Siyasi Boyutu

Tüm bunların yanında 5G teknolojisini bir de siyasi açıdan ele alalım. Çin’in bu teknolojiyi geliştiren ülkeler arasında olduğunu görmekteyiz. Her ne kadar Çin’in yanında bir kaç ülke daha bu teknolojiye sahip olsa da, tüm bu teknolojinin tek bir ülke tarafından yönetildiğini unutmamak gerekir; o da Amerika Birleşik Devletleri’dir. Geliştirdikleri tarayıcılar ve uygulamalarla teknolojiye yön veren Amerika’nın; Çin Hükümeti ile arasında yıllardır süren iktisadî savaşı ve anlaşmazlıkları, bu süreçte göz ardı etmemeliyiz. Ve internet aracılığıyla aynı ortamda bulunan insanların bu teknoloji devleri tarafından yönetildiğini ve yönlendirildiğini de unutmamak gerekir.

Sözlerimi tamamlarken 5G teknolojisinin getiri ve götürülerini; kişisel düşüncelerimi de ekleyerek ele almak isterim. 5G teknolojisinin insan gücünü azaltarak birçok konuda fayda sağlayacağı tartışılmaz bir gerçektir. Özellikle virüsün etkisiyle herkesin evlerine kapandığı şu dönemde; insanlar tüm işlerini, alışverişlerini ve sosyal yaşantılarını internet üzerinden gerçekleştirmeye başlamışken. Fakat getiriler bir yana, bu durum bende gelecekten bir sahneyi yaşıyormuş hissi uyandırdı. Herkesin aynı ortamda bulunduğu; sanal ortamda insanların sosyalleşirken (!) bağımlı hale geldiği ve siber zorbalıkların yapıldığı, insan gücünden çok teknolojinin ön planda olduğu, hareketsiz bir yaşamın ilk adımlarını attığımızı düşünüyorum. Yediden yetmişe herkesin en az bir sosyal medya hesabının bulunduğu bu dönemde, animasyon türünde izleyiciye sunulmuş Wall-E filmine ise değinmeden geçemeyeceğim. Akıllı sistemlerle yerlerinden hiç kalkmadan tüm işlerini halleden, sağlıksız beslenen, spor yapmayan ve yürümeyi unutan insanların bulunduğu bu film, şu anki döneminizi tedai ettirir bir niteliktedir.  Tüm bunlar sizi nasıl etkiledi bilemem ancak bu manzaralar gösteriyor ki insan zekasının ve teknolojinin bir araya gelmesiyle yeni bir çağın kapıları aralanmış oldu. Bu çağ insanın fıtratından uzaklaştırılmasına isyan ettiği bir çağ mı olacak yoksa fıtratından daha da uzaklaştığı bir çağ mı; ilerde ne olur, bizleri neler bekliyordur bilinmez; ama  hep birlikte yaşayıp göreceğiz.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız gösterilmeyecek.

Deneyimlerinizi kişiselleştirmek amacıyla KVKK ve GDPR uyarınca kullanılan çerezler bakımından kişisel tercihlerinizi Çerez Onay Aracından yönetebilir, daha fazla bilgi için Veri ve Çerez Politikasını ziyaret edebilirsiniz. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Kabul ediyorum Devamını oku