Çocukta Din Eğitimi Üzerine

Din duygusu, yüce ve aşkın duygular arasında yer alan fıtrî bir duygudur. Yani bütün insanlarda ortak ve genel olarak, yaratılıştan vardır. İnsan, doğuştan Allah’a inanmaya yetenekli ve dini inancı kabullenmeye elverişli yaratılıştadır. Psikolojik ve pedagojik araştırmaların verilerinden de bu sonuca ulaşılmıştır. Bununla beraber çocuk psikolojisi üzerinde yapılan araştırmalarda çocuğun ruhen dine yabancı olmadığını ortaya koymuştur. Ancak doğuştan itibaren çocukta potansiyel olarak hazır bulunan dini duygunun, teşekkülünde ve gelişmesinde çevre büyük bir etkendir. Çocuğun içinde yaşadığı çevrenin özellikleri, dini duygunun erken veya geç yaşlarda uyanmasına sebep olur. Bu demek oluyor ki bir çocuğun din eğitimi için önce çevre şartlarının uygun olması gerekir. Çocuğun bu dünyada ki ilk ve en önemli çevresi olan ailesi onun dini duygusu üzerinde oldukça etkilidir. Ailedeki fertlerin her türlü dini davranışları, kullandıkları dini içerikli sözleri ve yaptıkları ibadetleri, çocuğun kişiliğinde derin izler bırakır. Zihinsel bakımdan, henüz münekkit olmadığı için çocuk, kendisine sunulanları aynen kabul eder. Kendisine anlatılan ve söylenen her şeye inanmaya yatkındır. Çocuk, dini kavramlar hakkında çeşitli sorular sorar ve aldığı cevaplara düşünmeden, şüphelenmeden ve itiraz etmeden inanır. Bu durum çocuğun kolay inanması özelliğinden kaynaklanmaktadır. Bu yaşlardaki çocuklarda görülen dinin en belirgin özelliği, hemen hemen her söylenene inanmaktır. Bu durumda, ona anlatılan her şeyi itiraz etmeden kabul eden ve büyüklerini taklit eden çocuklarda doğru din eğitimi nasıl verilmelidir sorusu ön plana çıkar.

Nasıl sorusuna ilk olarak iletişim dersek yanılmış olmayız. Çünkü çocuklarla kurulması gereken iletişim günlük hayatımızda arkadaşlarımızla kurduğumuz iletişimden oldukça farklı olmalıdır. Örneğin ilk olarak ona anlamı güzel olan isimler koyun ve ona o isimle seslenin. Efendimizin buyurduğu gibi ‘“Kıyamet günü siz, isimleriniz ve babalarınızın isimleriyle çağrılacaksınız. Bu sebeple isimlerinizi güzel koyunuz!” (Ebû Dâvûd, Edeb 61) Ardından içinde Allah kelimelerinin geçtiği “Maşallah, Allah bağışlasın, Allah’a emanet ol, Allah’a ısmarladık” gibi sözlerin söylenmesi, çocuğun sürekli bu sözleri işitmesi din eğitimi açısından faydalı olabilir.  Çocuklar, anne-babalarının kullandıkları her türlü dini kavramlardan etkilenebilirler. Çocukların dini eğitimlerinde sürekli uyarıcı olmak en büyük hatalardan biridir. ‘Şöyle yaparsan Allah seni yakar’ gibi ifadelerle çocuğun zihninde Allah’ın sürekli cezalandırıcı olarak yansıtılması oldukça risklidir. Henüz bu kadar ağır ifadelere hazır olmayan çocuk zihnine, Allah sevgisinden önce Allah korkusu yerleştirmek gelişimi için çok tehlikeli olacaktır. Buna binaen Allah sevgisini öğretmek ve Allah inancını doğru temeller ile çocuğa yerleştirmek için ona Allah inancı ile ilgili olarak onun güzel isimler ve sıfatları İslam inancına uygun olarak öğretilebilir. Çocuğun Allah’ı güzel isimler ve sıfatları ile tanıması, onda sevgi temeline dayalı bir Allah inancı oluşmasına katkı sağlayabilir. Büyükler çocukların sorularına ciddi ve doğru cevaplar vermeli, onların güvenlerini hiçbir şekilde sarsmamalıdırlar. Allah hakkında soru soran çocuğa doğru ve kalıcı bilgiler verilmeli ve soru sorma aşamasında taklit yolu ile başlayan Allah’ı arama faaliyetleri, eğitim yoluyla inanca dönüştürülmelidir.

Sordukları tüm sorulara hassasiyetle cevap verirken kafalarını karıştırmadan en kolay biçimde anlatmak ve gelişimlerine göre yavaş yavaş bu cevapları genişletmek gerekir. Örneğin ‘Anne bizim her şeyimiz var artık namaz kılma’ diye annesine oldukça masum serzenişte bulunan çocuğun artık farklı bir evreye girdiği, düşünmeye başlayıp bir sonuç elde ettiğini anlaşılmalıdır. Bu durum bize biraz daha gerçekçi açıklamalar yapmanın tam zamanının geldiğini gösterir. Çocuğun din eğitimi hem içerik hem de yöntem bakımından yetişkin din eğitiminden farklı olmak zorundadır. Çocuğun gelişim çağları dikkate alınarak verilen din eğitiminin çocuk üzerinde daha kalıcı olacağı açıktır. Çocuğa sağlıklı ve etkili bir din eğitimi verebilmek için, onun gelişim çağlarının yanında, dini gelişim özelliklerinin de göz önüne alınması son derece önemlidir.

Başka bir husus ise çocuklara nasihat vermekten öte örnek olmak hususudur. Şayet gençlere nasihat vermek, bizleri taklit eden çocuklara da rol model olmak en doğrusudur. Çünkü çocukta öğrenmenin ilk şekli, ilk yolu çevresinde gördüğü davranışları taklittir. Öğrenmeye ilk adımıdır. Bu dönemde, çocuğun dini gelişimine etki eden en önemli faktör ailedir. Özellikle aile fertlerinin dini tutum ve davranışları çocuğu son derece etkiler. Ancak, çocuğun çevresinin genişlemesiyle anne ve babasına olan bağlılığı azalır. Okula başlamadan anne ve babasını model olarak alan ve onları taklit eden çocuk, okula başladıktan sonra özellikle öğretmenini örnek almaya başlar. Bunun içinde nasıl bir öğretmenle karşılaşacağını bilmediğimiz çocukların din eğitimini ailede sağlam temeller ile vermeliyiz. Evde ise çocuk dini faaliyetlerle, bir nevi oyun anlayışı içinde tanıştırılmalıdır. Modern eğitim, öğrenmede oyunun rolü üzerinde çok durmaktadır. Şüphesiz çocukta namaza karşı ilk ilgi, oyun şeklinde ortaya çıkabilir. Namaz esnasında sırta atlama veya secdede yanına yatma, sırta binme gibi haller, çocukta bir ilgi alanı oluştuğunun göstergeleri olarak kabul edilebilir. Zaten Peygamberimiz (S.A.V.)’de böyle yapmış, namaz esnasında sırtına, hatta başına binen çocuklara hoşgörü ile yaklaşmış, onların keyfini kaçırmamak için secdeyi uzatmış, namazda kendisi ile oynamalarına izin vermiştir. Bu hususta dikkatinizi çekmek istediğim konu ise Efendimiz s.a.v’ in bu tutumuna karşı çocukların bu gibi davranışlarda azarlanması hatta camiden kovulmasına kadar gitmektedir. Kalbi mescitlere bağlı gençler yetiştirmenin ilk yolu da camide gülüşen çocuklara güzel yaklaşmaktır.

Bir diğer ele almamız gereken konu ise çocukların zihinlerine yerleştirilen bizden olmayan kahramanlar. Din eğitiminde eğer bir çocuğa kahraman öğretilmek isteniyorsa Bu Hazret-i Peygamber olabilir, Hazret-i Ömer olabilir ve daha nicesi fakat asla bizden olmayan Batman yahut Spiderman olmamalıdır. Eğer şuurlu bir genç nesil isteniyorsa bununun temelleri çocukların din eğitiminde atılmalıdır.

Dinin, çocuğun kafasında sevindiren ve kolaylaştıran bir unsur olarak canlandırılması, din eğitiminde son derecede önemlidir. Çocuğu dine ısındırmak için çeşitli hediyeler verilebilir. Aynı zamanda bayram sevinci, iftar heyecanını tattırmak onlarla birlikte heyecanlanmak din eğitiminde oldukça önemli bir katkıdır. Bunların yanında dua ile çocuğa Allah’a sığınma ve kendisini O’nun korumasına bırakma alışkanlığı kazandırılmalıdır. Zaten çocuğun dünyasında dua; kişisel kanaatlerin, heyecanların, beklentilerin, istek ve şikâyetlerini Allah’a sunulması, bir bakıma korunma ve savunma aracı, bir yakarış ve isteme faaliyetidir. Çocuğa duasında anne-baba ve kardeşlerine yer vermesi hatırlatılmalı ve çocuktaki diğerkâmlık ve paylaşma duygusu güçlendirilmeye çalışılmalıdır.  Allah’a yöneltecek ve çocuğun Allah’la iletişimini sağlayacak dualar da öğretilebilir. Ancak, dua alıştırması yaparken Allah’a yönelen, ondan isteklerde bulunan çocuğa, makul isteklerde bulunması konusunda ikazda bulunulmalı, hele hele gerçekleşmesi mümkün olamayacak istekler konusunda çocuk bilinçlendirilmelidir.

Unutulmamalıdır ki çocuk yetiştirmek hamur yoğurmak gibidir. Ne fazla su ne fazla un katabilirsiniz. Neye ne kadar ihtiyacı varsa o kadar ve zamanında verilmelidir. Efendimiz s.a.v buyuruyor: “Her doğan çocuk, İslâm fıtratı üzere (temiz ve günahsız olarak, tevhîde meyilli bir sekilde) doğar. Daha sonra anne babası onu (inançlarına göre) ya hristiyan, ya yahudî ya da mecûsî… Yapar.” (Buhârî, Cenâiz, 92) Fıtrat üzere doğan çocukları İslâm ile yoğurmak duasıya…

İstifâde Edilen Kaynaklar:

Eyüp Şimşek, Çocukluk dönemi dini gelişim ve din eğitimi, Din bilimleri Akademik Araştırma Dergisi IV (2004), Sayı: 1

Mustafa Köylü, Çocukluk Dönemi Dini İnanç Gelişimi ve Din eğitimi, 2. Baskı AÜE.F. Yay., Ankara, 1981

İsmail Sağlam, Hz Peygamberin din eğitiminde öne çıkardığı hususlar,2002

Cevap bırakın

E-posta hesabınız gösterilmeyecek.

Deneyimlerinizi kişiselleştirmek amacıyla KVKK ve GDPR uyarınca kullanılan çerezler bakımından kişisel tercihlerinizi Çerez Onay Aracından yönetebilir, daha fazla bilgi için Veri ve Çerez Politikasını ziyaret edebilirsiniz. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Kabul ediyorum Devamını oku